27 Eylül 2009 Pazar

Galatasaray-1-1-Eskişehirspor.


  • Uğur ters kanatta çok etkisiz. Olmuyor. Uğur 3 senedir 5 senedir A takımda, sol ayağı olmadığını biliyoruz. Hala sol ayağıyla orta yapmakta diretiyor. Her ortan mı olumsuz olur arkadaş, adın Uğur soyadın Uçar olmasa çok ağır konuşacağız sana. İlk 11'de sol bek oyuncusu varken sağ bek orjinli Uğur'u solda oynatmak çok mantıksız. Savunma hattında ters kanada çok karşıyım.
  • Nonda'nın 11 başlamasını hata olarak değerlendiriyorum. Çünkü Nonda'nın çok heyecanlı
    başlayan, heyecanlı başlatan bir yapısı var. 35. 40. dakikadan sonra sönüyor. Baros'la başlansa, Baros iyi işler yapamazsa Nonda girse, daha mantıklı olur gibi. Baros zaten bir şey yapamayacak, defansı yorduktan sonra Nonda yorgun defansa karşı girer, gollerini atar. Ki ilk yarıda attı da golünü.
  • Mustafa Sarp ve Mehmet Topal ikilisi aksamaya devam. Ayhan ya da Barış'tan en az bir tanesi değerlendirilmeli.
  • İlk yarıda yüzümüzü güldüren Sabri ikinci yarı çok bozuldu. Barış girsin istemedim değil. Ya da sola geçip Uğur'la yer değiştirme olabilirdi. Sabri solda Uğur'dan daha başarılı bir tablo çizdi geçtiğimiz maçlarda.

  • Serkan Kurtuluş'un yedek kulübesinde kendine yer bulamaması ilginç geliyor bana.
  • Aydın'ın 11'de başlayıp, sonradan girip maç kazandırdığını görmedik değil bugüne kadar, ilk aklıma gelen 2006'daki Konyaspor ve bu sezon başındaki ikinci Netanya maçları. Ama bu maç Aydın'ın girip çevireceği maç değildi. Elano'nun 1-1 giden maçta oyuna girmemesi çok şaşırtıcı oldu.
  • Maçın ilk yarısı çok güzeldi. Keyifli bir mücadele vardı. Eskişehir de çok iyi ve centilmen top oynuyordu. Ama kenar, giden takımı bozdu ikinci yarıda.
  • İkinci yarıda oyuna giren Serdar Özbayraktar* sağ açıkta Hakan ve Uğur'u darmadağın etti. Çok iyi topçu Serdar.
  • Kewell formsuz günler geçiriyor. Ama Kewell olduğu için töleransım var. İnşallah teknik ekip bir yandan kendisi bir yandan bu krediyi tüketmez.
  • Keita çok büyük topçu. Hem güçlü, hem tekniği yerinde hem de hırslı. Bu gün mücadelesi en çok sonuç getiren futbolcuydu. 3-4 pozisyonda bırakmadı, faul yaptırdı.
  • Aydın'ın maçı değildi. Hem takıma hem Aydın'a yazık oldu.
  • Gökhan Zan dönsün artık. Defansta yer değişiklikleri olmasın.
  • Zor maçtı, ne desem boş artık, yapacak bir şey yok. Sevgiler, önümüzdeki maçlara bakıcaz.

Önümüzde de üst üste Strum Graz ve Ankaragücü maçları var, işimiz zor. En büyük dileğim Kadıköy'de galibiyet.

22 Eylül 2009 Salı

Doğum Günün Kutlu Olsun, Mutlu Ol Senelerce.


Eylül 1978 Sydney.
Harold doğdu.

21 Eylül 2009 Pazartesi

Tanık Olunası: Kasımpaşa-1-3-Galatasaray.


Panathinaikos maçından sonra yazamadım, buna rahatsızlığım ve bloggera erişememek nedendi. Aceto da öyle demiş, ben de öyle düşünüyorum, birileri bir şeylerin okunmasını istemiyor. Çok açık.
Çok ilginç bir maçtı. Yılmaz Vural'ı tebrik etmek lazım. Galatasaray'ı iyi çözmüş, iyi kilitlemiş.
Fakat bunu gören Rijkaard, ikinci yarı oyunu kanatlara açtı ve oyuna Keita'yı alarak bu kilidi çözdü.
Yılmaz Hoca da bunu gördü ve Sancak'ı Keita'ya verdi ve her zaman pozitif enerji yayan Keita'nın sinirlerini gerdi. Sinirlendirdi. Aynı Kasımpaşalılar sinirlenmeye müsait Emre'nin üstüne de oynadı.
Galatasaray'ın bir golünü Kasımpaşalı futbolcu elle kesti.
Ofsayt olmadığını düşündüğüm bir golümüz verilmedi.
Gole giden Harry Kewell'ın düşürüldüğü pozisyonda Kasımpaşalı oyuncuya kırmızı kart çıkmadı.
Kaleci Tolga Kasımpaşalı defans oyuncusunun pasını elle kontrol ettiğinde endirek vuruşumuz verilmedi.
Ama bunlar Galatasaray'a yetmedi. Galatasaray'ı yenmek öyle kolay değil.
İkinci yarıda oyuna giren Keita ve Shabani Nonda oyunun kaderini değiştirdi ve Galatasaray 1-0'dan 1-3'e çevirdi. Nonda hat-trick yaptı.
* * *
- Caner arkada çok az top geçirdi ama bir pası da doğru yere gitmedi. Winger back oynayacaksa pas yapmayı öğrensin, full back oynayacaksa, Uğur daha iyi oynuyor.
- Mustafa ve Mehmet'in skora etki edecek bir hatası olmadı ama top geçirdiler ve pas hataları yaptılar. Dinlenme zamanları gelmiş diye düşünüyorum, Ayhan ve Barış otayı gayet iyi doldurur.
- Keita'yı ilk defa sinirli gördüm. Ben de sinirlendim. Ama iyiydi. Gayet iyiydi. İlk golü çok iyi hazırladı. Sağ çizgiden içeri katetti, yaklaştı, verkaca girdi, asistini yaptı. Nonda da zekasını kullandı ve golünü attı. Africa Power.
- Nonda çok güzel işler yaptı.
- Elano aslında bugüne kadar gösterdiği performansın üzerine çıktı ama Yılmaz Hoca'nın taktiği onu silmeye yönelikti.
- Kewell tutuktu. Birkaç maçtır da tututktu. Ama tutuk hali bile iyi. Hata yapsa da bir şey diyemiyorum be, in Harry I trust.
- Azar Karadaş'ı bitiremedik bir. Golünü atacaktı adam. Emre'yle çok diyalog halindeydi, Emre sonunda kıracaktı bileğini, iyi ki kavga çıkmadı.
- Önemli bir maçtı, antrenörlük için, futbolculuk için, hakemlik için ders niteliğindeydi. Taraftarın sinirini yıpratan bir maçtı. Ama tanık olunası bir maçtı.

Sarı-Kırmızıyla kalın.

12 Eylül 2009 Cumartesi

Galatasaray-3-0-Beşiktaş.


Ne diyebilirim ki ben bu Galatasaray'a elbette çok iyiydi, elbette çok daha iyi olabilirdi.
  • Sahada harika bir Sabri Sarıoğlu vardı. Hayatının maçını çıkardı, gerçi Sabri artık standardının üstüne çıkıyor çokça, her maça hayatının maçı dememek lazım.
  • Arda'nın ortası ve Mustafa'nın kafası çok iyiydi, ha keza Elano-Kewell-Baros imzalı üçüncü gol de öyle.
  • Galatasaray'ın kurduğu takım rüya gibi, Brezilya milli takımında 11 oynayan, iyi oynayan, asist yapan futbolcu kulübede. Çok ilginç gerçekten, müthiş.

  • Rüştü çok hatalar yaptı, Rüştü klasında ve tecrübesinde bir kaleciye yakışmadı. Benim Fenerbahçe formasıyla izlediğim tek adamdı Rüştü, Beşiktaş forması yakışmadı. Onun dışında hiçbir Fenerbahçeliye; hiçbir forma, hiçbir renk yakışmaz bence. İnsan sıfatı bile yakışmaz.
  • Mustafa Sarp ve Mehmet Topal'ı beğenmedim, ikinci yarıda oyuna giren Barış iyiydi.
  • Keita inanılmaz bir futbolu bence, öyle fiziğe öyle teknik, $ahane.
  • Maça dair hoşuma gitmeyen tek şey Hakan'ın sakatlanması oldu, son zamanların en formda futbolcusu Hakan zira. Fakat böylelikle yeni transfer Caner'i izlemiş olduk. Tribün eski fenerli Caner'i benimseyebilecek mi bakalım, eskiden Fenerbahçe taraftarı olduğunu söylemiş Caner.
  • Baros'a çok bok attım ama Selamon'un dediği çıktı ve milli takımda harikalar yaratan Milan'ın kendine güveni geldi, topa vurmaya başladı, vurduğunu atmaya başladı. Ne de güzel oldu.

    This11 düzeltmiş, görselleri alabiliyorum artık. Sevgiler, sarı-kırmızıyla kalmanız dileğiyle..

      9 Eylül 2009 Çarşamba

      Derbiye Üç Var.

      Sezonun ilk derbisi geliyor. Beşiktaş seneye kötü başladı ama geçen sezon yaptığı dubleden gelen bir kendine güven hakim, hem takıma hem taraftara.
      Forumları gezmedim, gezmeyeceğim de. Biliyorum Galatasaray favori gösteriliyor. Koyu Beşiktaşlı arkadaşım, ''İddaa oynamadım, biliyorum, Galatasaray alacak.'' dedi.
      Ben de üç-beş bir şey biliyorsam favoriler derbiye 1-0 mağlup başlar.
      Ama korkutmuyor bunlar beni, kadroya, ruha, motivasyona, teknik ekibe, tribüne güveniyorum.
      Her şey güzel olacak.
      Hem biz, Sami Yen'de Beşiktaş'ı yeniyor diye sevmedik ki ulan!..

      2 Eylül 2009 Çarşamba

      Galatasaraylılık Böyle Bir Şey #2: Aslan Yeleli Işıl.


      ''Sezon başında ben, 'Sürünsem de Fener'e gitmem.' demiştim, bir rakam söylememiştim. Ben Galatasaraylı doğdum, Galatasaraylı yaşıyorum ve Galatasaraylı öleceğim. Bu benim hayat tarzım, bu benim inancım, Galatasaray'a inanıyorum ben. Fenerbahçe'ye sürünsem de girmem dedim, zaten ben bu konuyu geçen yaz çok net bir şekilde kapattım. Bir milyon dolar, beş milyon dolar, bunlar benim için hiç önemli şeyler değiller. Ben Galatasaray için buradayım.''

      http://www.facebook.com/video/video.php?v=62073137569&ref=mf

      1 Eylül 2009 Salı

      31 Ağustos 2009 Pazartesi

      Ankaraspor-0-2-Galatasaray.

      Öncelikle, müsadenizle this11.com sitesine siktirlerimi iletmek istiyorum. Artık hesabım mı hacklenmiş, ne olmulşsa hesabımda milyon tane takım görünüyor, bu milyon takımın da yarısı fenevbahçe-beşiktaş. O yüzden sahadaki dizilişi resim olarak veremiyorum.
      Bugün kalede Leo Franco, savunmada Hakan-Servet-Emre-Sabri, önlerinde Mustafa Sarp ve Mehmet Topal, ilerde Arda, Elano, Keita ve Baros'la oynadık.
      İkinci yarıda Elano yerine Kewell, Keita yerine Aydın, Baros yerine Nonda girdi.
      Gollerde de sonradan giren oyuncular vardı. Arda'nın ortasına Kewell yükseldi, golünü attı, Nonda kaleciyle karşı karşıya pozisyonda topu ağlarla buluşturdu.
      65. 70. dakikalara kadar beni çıldırtan ikili Mehmet Topal ve Baros oldu.
      Mehmet çok top geçirdi, aslında genel olarak orta saha çok top geçirdi. Ama belli bir standardı var tabi, herhangi bir ön liberodan daha iyi. Çok daha iyi olabilir o ayrı mevzu.
      Baros ise bildiğimiz Baros'tu. Baros'un bu halleri bana 2006 yılındaki Hakan Şükür'ü anımsatıyor.
      ''Baros forvetse kalecinin karşısında topa vursun, gol atsın.'' demiştim. İkinci yarının ortasında yerine giren forvet Nonda bunu yaptı. Forvetsen forvetliğini bileceksin arkadaş.
      -Yayından önce gelen edit: Rıdvan-Güntekin ikilisi Nonda'yı maçın fark yaratan futbolcusu seçti.-
      Elano henüz hazır değil. Eime kadar da hazır olacağını düşünmüyorum. Ama über yetenekli bir futbolcu olduğu için skora doğrudan etki edebilme potansiyeli var, değerlendirilsin.
      Leo Franco çok kritik kurtarışlar yaptı. Hakikaten kaleye gereken kan Leo imiş.
      Elano için söylediklerim Aydın için de geçerli. Büyük bir kondüsyon eksikliği var. Gücü yerine gelse süper olacak.. Ama Keita'yı kesemez. Bu kondüsyonla kesmesin de zaten.
      Bu dediklerimden sonra Baros'u sevmediğim anlaşılabilir. Öyle değil. Hatta sempatik bile bulurum, ama şu anki görüntüde Nonda için iyi bir yedek olabilir anca, ilerisi yok.
      Hakan Balta'yı ilk defa böyle gördüm. Çok kontrolsüz çıktı ileri, defansın solunda açık verdi. Caner'e mi içerlemiş nedir.. :)
      Galatasaray önceden 70. dakikaya kadar ha oldu ha olacak dedirtirdi.. Sonra da puan kaybıyla boynu bükük, ''mıdığı gırık'' ayrılırdık maçtan.. Bugün 70'e kadar sinirim bozuldu.. Ama sonra Kewell ve Nonda girdi ve dünyanın en mutlu insanı oldum. İşte büyük takımın farkı.
      Bu arada bütün maç fotolarını Chao Grey'den çalıyorum lan..
      Galatasaray'ın galibiyetinin getirdiği derin mutluluk ve this11'in getirdiği derin sinirle, içimde fırtınalar koparken hepinize iyi akşamlar diyorum. Her şey Galatasaray için.



      Zaten aşklar hep yalan dolan,
      Sonu hep acı hüsran..
      Bize her sevdadan geriye kalan,
      Sadece G A L A T A S A R A Y . .

      Caner Erkin..


      Galatasaray'da..

      27 Ağustos 2009 Perşembe

      Levadia Tallinn-1-1-Galatasaray.



      Bugünkü Galatasaray hakkında uzun cümleler kurmak istemiyorum. Galatasaray sahada kötüydü.
      Estonya'ya gezmeye gidilmiş, iyi gezilmiş, akşam da gitmeden bir halı saha organizasyonu yapılmış gibiydi.
      Frank Rijkaard'ın herkesi ters kanatta oynatma merakını anlayabilmiş değilim. Sağbek Sabri sola geçti, sağ açık Aydın sola, sol açık Serdar sağa geçti. Bir ilginçlik hakimdi.
      Hakan Balta'nın sakatlandığı günlerde Volkan Yaman takımdan gönderildi. Ve tabi Alparslan da yetersiz kalıyor. Geçen sene de aynı yönetim stoperlerin sakatlandığı hafta Meira'yı göndermişti..
      Sahada beni oyunuyla tatmin eden sadece Nonda vardı.
      Ne diyeyim, bu yönetimin bu hocaların bir bildiği vardır herhalde..
      Sevgiler.

      Levadia Tallinn #2

      21:00 itibariyle Tallinn'de rövanş maçı var, Aykut, Kewell, Gökhan, Ayhan, Keita, Baros, Uğur, Hakan Balta kadroda yok.
      Hadi bakalım..

      Bir Volkan Yaman Vardı..


      Volkan Yaman Eskişehirspor'da..
      Volkan'ı nasıl bilirdiniz?..
      Ben iyi bilirdim.
      * * *
      Bundan yıllar sonra çocuğuma bugünlerin Galatasaray'ını anlatırken Volkan'ın da sözü geçecek, ''Milli Takım'da parladı, hızlı bindirmeleri, isabetli ortaları, frikik becerisi birkaç maç formayı kapmasını sağladı, ertesi sezon Galatasaray'a geldi. İlk maçlarında yüksek bir performans gösterdi. Hatta ilk dört frikik denemesinden üçü gol oldu. Daha sonra formayı Hakan Balta'ya kaptırdı, sonra gel zaman git zaman kulübeye bile giremez oldu, tribüne yollandı, sonra da sessiz sedasız gönderildi, işin garibi mevkisindeki üçüncü alternatif de kadroya giremiyordu, Hakan sakatlanınca sağbek futbolcuyu solbek'e devşiriyorduk..'' diyeceğim.
      * * *
      Volkan neden gitti?..
      Tek mantıklı cevap ''Rijkaard'ın oyun sisteminde yeri yoktu.'' olabilir, tatmin edici bir cevap olup olmadığı tartışılır.
      Güle güle Volkan Yaman..

      23 Ağustos 2009 Pazar

      Süpersiniz: Galatasaray-4-1-Kayserispor.

      Sami Yen'de yine keyif veren bir Galatasaray vardı bu akşam. Morlar da nebçim yakışmış aslanlara..

      • Yüzyılın Sabri'si sahadaydı. İyiydi.
      • Servet her zamanki gibi standartların üstündeydi ama bugün gününde değildi. Servet büyük topçu, gününde olmasa bile ortalama bir stoperden iyidir.
      • Keita çok büyük topçu.
      • Aydın'ın fiziki gücü hala yetersiz. Ama sezon başından beri çok büyük bir çıkış yakaladı. Rijkaard'ın etkisini görüyoruz.
      • Hakan Balta oyundan çıktıktan sonra yerine Uğur girdi. Ters kanatta oldukça iyiydi. Fakat yedek kulübesinde Volkan Yaman ve Alparslan Erdem'in olmaması bana neden? dedirtti. Eskiden Fenerbahçe'de böyle bir Ümit Özat vardı. Sol ayaksız sol bek deniyordu, alay konusuydu. Uğur'a da öyle dedirtmemek lazım. Volkan gönderilecekse eğer Alparslan değerlendirlmeli, ama gönderilmesi tarftarı değilim, severim.
      • Elano'nun golü muhteşemdi.
      • Keita çok büyük topçu.
      • Bu takımda Kewell, Keita, Arda, Elano ve Aydın'ın birlikte oynadığını düşünün. Şöyle içten bir şekilde gülümseyin.
      • Artık Baros gitmeli. Bu kadar netim. Hala üç beş kuruş para ederken gitmeli. Nonda toparlandıysa Nonda, yok toparlanmadıysa yeni takviyeyle yeri doldurulmalı. Takımda tek sırıtan Baros'tu.
      • İlk maçlarda kafayla goller atan bir topçumuz vardı, adını, simasını hatırlıyor musunuz? Aldığım bir duyuma göre Barış'ın geçen maç 18'e girememesi, bugün yedek olmasının nedeni oyundan çıktıktan sonra atar yapıp Rijkaard'ın elini sıkmamasıymış. Kulübede bile dışlanmış görünüyordu, keşke olmasa böyle şeyler..
      • Galatasaray son maçlarda 4 golün altına düşmüyor, Allah nazarlardan saklasın.. Rakipler zayıftı deniyor, ben buna Servet'in cümlesiyle yanıt vermek istiyorum; ''Bence Kayserispor gayet ciddi bir rakip.''
      • Son olarak, Keita çok büyük topçu.

      Edit: Rıdvan Dilmen'den çok güzel bir laf geldi: ''Milli takım Fatih Terim'e verilmiş, Fatih Hoca Servet'le Gökhan'ı oynatıyorsa, Frank Rijkaard Servet'le Gökhan'ı oynatıyorsa tartışacak bir şey yoktur.''
      Bitmiştir.

      Galatasaray-5-0-Levadia Tallin.

      Maçtan sonra çeşitli nedenlerle yazamadım, ben yazana kadar ya yazı yazan yazdı, ahkamını kesen kesti.

      Bunu da sadece tarihe bir not düşmek amacıyla yazıyorum, günün maçı, 21:00 Galatasaray-Kayserispor. Kaçırmayın.

      20 Ağustos 2009 Perşembe

      Sıradaki Geliyor: Tallinn.

      Bu akşam 21:45, Galatasaray-Tallin maçı. Büyük konuşmak yersiz elbette, ama bir futbol mucizesi gerçekleşmezse bu akşam bir zafer akşamı.
       
      Winger Back Blog! - Geyik Yapabilen Antiholiganist Futbol Blogu. - 2009 - 2013. | Bütün Haklarını Sami Yen'e Gömdüm.